28 Nisan 2026 Doç.Dr. Murat Cihangir ile STRATEJİK PERSPEKTİF programındaki sunum öncesi tarafımdan hazırlanan ana başlıklarda çalışma notlarıdır. Videonun tümüne aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
Ayrıca sayın Doç. Dr. Murat Cihangir tarafından bu video, Akademik Çalışmalar Grubu tarafından 28- 30 Nisan 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek olan uluslararası “THE PSYCHOLOGY OF THE AGE OF ARTIFICIAL INTELLIGENCE” toplantısında Human, Society, Technology and Institutional Structures alt başlıkları altında sunulacaktır.

FİZİKSEL OLARAK SORUNUN TANIMI;
İklim değişikliği: Uzun dönemli sıcaklık, yağış ve atmosferik düzen değişimleridir. (Hava durumu değil.)
Sera gazı etkisi: Atmosferin insan ve doğal kaynaklı ısı tutulumunun azalmasıdır.
Küresel ısınma: Sera gazı artışına bağlı ortalama sıcaklık yükselmesidir.
ÖNEMLİ: Küresel şirketler ve gelişmiş ülkeler sorunu yok saymak görmezden gelmek isteyecektir. Rio konferansından itibaren tepkili oldukları bilinmektedir. Trump seçildikten sonra ilk olarak Paris İklim Sözleşmesinden çıktığını, iddiaları kabul etmediğini ve desteğini çekeceğini açıkça ilan etti. Bu tür bakış açıları işlerin yürütülmesini zorlaştırıyor. Özellikle Karbon kredileri ile Off-set piyasası desteklerini olumsuz etkiliyor.
YORUM: Dünya nüfusu 1987’de yaklaşık 5 milyar, 2022’de 8 milyar, 2025’de 8,2 milyardır. Vahşi kapitalizm, düşük bilinç ve şehirleşmeyle tahrip edilen doğa ve kaynakların, hiçbir önlem almadan korunması ve doğanın kendini yenileyebilmesi mümkün olabilir mi? Bu nedenle doğru paylaşılsa çok daha fazla nüfusa yetebilecek olan kaynaklardan daha fazla yararlanabilmek için küreselciler Dünya nüfusunun azaltılması gerektiğini savunuyorlar. Son yıllarda yaşanan salgınlar, savaşlar ve göçlerin altında bu gerekçelerin yattığı konusunda halklar fikir birliği içinde. Yani her ne kadar sorunun varlığını reddetseler de, çözüm diye sundukları sapkın fikirlerle sorunun var olduğunu kabul ediyorlar.
KAVRAMSAL OLARAK SORUNUN TANIMI VE ÇÖZÜMLER:
1.ÖLÇÜM/ MUHASEBE/ GÖSTERGE BAŞLIĞI
*Karbon ayak izi: Karbon seviyesinin, Birey/ Aile/ Kurum/ Yerleşim/ Belde ve ürün bazlı toplam emisyona etkisi.
*Karbon emisyonu: Atmosfere salınan CO2 ve eşdeğeri gazların seviyesidir. Aşağıda detaylar verdim.
DİKKAT: Ölçmeden strateji belirlenemez ve yönetilemez. Sistem ölçüm verilerine göre kurulmalıdır.
İklim Değişikliği Eylem Planları hazırlanmadan önce, Türkiye’nin RES- GES- JES haritası gibi Karbon Emisyonu haritası da İL- İLÇE- BELDE bazlı hazırlanırsa, %50 civarı yerleşim yerinin Karbon Nötr veya yakın değerde olduğu görülür. Ölçümler yapılmadan planları hazırlamak zaman ve enerji kaybıdır.
2.İKLİM HEDEF SEVİYELERİ/ HİYERARŞİSİ
*Karbon Nötr: Salınan= dengelenen “0” hedefleniyor.
*Net sıfır emisyon: Tüm sera gazlarında toplam net sıfır denge;
CO2 “Fosil yakıt- Ormansızlık”,
CH4 Metan “Hayvancılık- Bataklık- Çöplükler”,
N2O– Diazot Monoksit “Tarım ve Gübre kaynaklı gazlar”,
Florlu F- gazları “HFC- PFC- SF6- NF3 klima- soğutma- Elektrik sistemleri kaynaklı gazlar”,
H2O Su buharı “İnsan kontrolünde değil, doğal döngünün parçası olup en bol sera gazı.”
*Karbon eksi/ negatif: Atmosferden net Karbon çekimi. (Örnek Buthan krallığı. KKTC ikinci ülke olur mu!?)
ÖNEMLİ: Sadece Karbon değil, tüm sera gazları dikkate alınır/ alınmalıdır.
YORUM: Türkiye’nin ev sahipliğinde yapılacak ve siyaset dışı organize edilen Antalya COP 31 toplantısı büyük bir fırsat sunuyor.
Temel gelir kaynağı Turizm- Eğitim- Deniz ve Narenciye ürünleri ile bazı tarım ürünleri olan KKTC’yi 52 yıldır Türkiye hariç hiçbir BM ülkesi tanımıyor. Sanayi ve baca gazı olmayan, doğal olarak karbon Nötr olduğunu düşündüğüm KKTC, bazı önlemlerle hızlı bir şekilde hazırlanacak Eylem Planlarıyla kongrede sunumlar yapılarak, Dünyanın ikinci Karbon Eksi/ Negatif ülkesi olmaya aday gösterilebilir. Böylece Karbon kredileri ve destekleriyle kalkınarak, şirketler ve ülkelerle Karbon Off-Set alışverişi yapmaya hak kazanarak, sürdürülebilir şekilde kalkınmasını destekleyecek ciddi gelirler elde edebilir.
Başlatılan bu farkındalık ile 52 yıldır açılamayan kilitlenme son bulur. Sonrasında üzerinde çalıştığım ikinci ve üçüncü faz siyasi- ekonomik girişimlerle KKTC’nin makus talihini değiştirmenin mümkün olduğunu düşünüyorum. Yavru vatan için feda olsun ama Türkiye’nin yıllardır tek başına üstlendiği destekler de böylelikle azalarak kendi yağı ile kavrulan, kalkınan ve büyüyen bir KKTC hayalimiz gerçekleşmiş olacaktır.
Cimer üzerinden yaptığım ikinci başvuruma T.C. Dışişleri bakanlığından ve KKTC Cumhurbaşkanlığına yaptığım yazılı görüşme taleplerime olumlu cevap alamadım. Yetki verilirse ekip olarak konferansa kadar hızla projeyi sunuma hazır hale getirebiliriz. Talebimi bu vesileyle tekrar etmiş oluyorum.
3.POLİTİKALAR/ SİSTEM DÖNÜŞÜM ARAÇLARI
*Dekarbonizasyon:
Fosil yakıt bağımlılığını azaltma sürecidir. Detaylar için bloğumdaki yazılardan birinin linki.
*Pasif önlemler:
Ağaç dikmek, Özel orman alanları
Bataklık kurutmak (Karbon yutakları- Ormanlar-Toprağı geri kazanmak)
Bireysel ve kurumsal Karbon ayak izini azaltmak,
Rejeneratif tarım; (Toprağı iyileştiren, Karbonu artıran, ekosistemi yeniden canlandıran tarım yaklaşımıdır.)
Mavi karbon ekosistemi/ Durgun su- Delta- Sazlık- Lagün- Sulama kanalları; (Dalyan sazlıkları- Sinop Hamsilos koyu vb. kıyı koruma ile ekosistem zenginliğiyle karbon tutma alanlarıdır.)
Tropikal bölgelerde MANGROV alanları; Fırtına- dalga- tsunamiye karşı etkili olup, balıklar- kabuklular- kuşlar için biyoçeşitlilik barındırken en güçlü doğal karbon depolarından biridir.
DİKKAT: Kuruyan ve doğal dengesi bozulup kireçleşen topraklar ile bataklıklar CO2 emisyonunu artırır.
*Aktif önlemler:
Sanayi dönüşümü: Elektrifikasyon- Hidrojen- Verimlilik artışı
Ulaşım dönüşümü: Elektrikli araçlar- Toplu taşıma- Akıllı lojistik
Şehircilik dönüşümü: Yeşil bina- Enerji verimli kentler- Sıfır atık sistemleri- Isı adaları
Yenilenebilir enerji: GES-RES- JES- ALGAL YAĞI (Biyo yakıt) ile elektrik üretimi
DİKKAT: Karbon azaltımının %60-70’i enerji dönüşümünden sağlanabilir.
Karbon tutma, yakalama ve depolama; (Endüstriyel CO2 yakalayıp kuru buz üretimi vb. kullanmak. CO2’nin Tuz gölünün altına, eski petrol galerilerine ve okyanus dibine basınçla deşarj edilmesi.)
ALG çiftlikleri/ FotoBiyoreaktör: OSB ve Belediye arıtmaları ile Jeotermal kaynaklara yakın bölgelerde.
Döngüsel ekonomi: Atıkların hammaddeye dönüştürülmesi. (Geri kazanım esastır.)
“Döngüsel ekonomi, malzeme ve kaynakların kullanımları sonrasında, ürünün geri kazanımıyla ürün değerinin korunduğu, diğer yandan atık miktarının asgari seviyede tutulduğu bir ekonomik yaklaşımın benimsenmesini gerektirmektedir. Ürünlerin üretimi, kullanılması ve atılması süreçlerini kapsayan doğrusal ekonomi modeline dayanan ve yaygın olarak kullanılan üretim/tüketim yapısı, dünyada giderek atığı geri dönüştürüp yeniden değerlendirildiği, kaynak verimliliğinin temin edildiği ve hammadde maliyetinin azaltıldığı, sürdürülebilir ve yenilikçilik temelli döngüsel ekonomi sistemine bırakmaktadır.”
Süreç şöyle işler; Atıklar toplanır, Planlama yapılır ve izinler alınarak dönüşüm başlatılır.
Sıfır atık: Atığın oluşumunu azaltmak, yeniden kullanıp geri kazanımla kaynak verimliliğini artırmaktır.
*Üretimi azaltır
*Yeni hammadde ihtiyacını düşürür
*Enerji tüketimini azaltır
*Karbon emisyonunu kaynağında keser.
DİKKAT: Önemli farklılık şöyledir; Geri dönüşüm değer üretmiyorsa imha etmektir. Değer üreten süreç Geri kazanımdır. ÖRNEK; Tarladaki otu yakarsan imha edersin. Toprak ve organik atıklarla karşılaştırırsan malç veya bitki gübresi elde edersin. Plastik parçaları tekrar üretimde kullanmak için granül haline getirmek.
YORUM: Sayın Emine ERDOĞAN’ın “Sıfır Atık” konusundaki gayretleri kıymetlidir. Bu sunumda bahsi geçen bazı yeni kavramlar ve yaklaşımlara uygun olarak geliştirildiği takdirde etkisi ve kapsamı geliştirilebilir.
Aşağıdaki yazımda daha detaylı anlattım;
4.İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ TOPLANTI VE ÇALIŞMALARINDA TARİHSEL SÜREÇ
- IPCC- Hükümetler arası İklim Değişikliği Paneli ile 1988’de süreç başladı
Kurucular: BM Çevre Programı ile Dünya Meteroloji Örgütü
Görevi: İklim değişikliği bilimsel raporlarını hazırlamak ve hükümetlere veriler ile değerlendirmek sunmak.
- Rio Konferansı ile 1992’de UNFCCC kuruldu.
İklim değişikliğinin ana çerçevesi belirlendi. Sera gazlarını dengeleme amaçlı bağlayıcı olmayan önlemler.
- Kyoto Protokolü COP 3 Aralık 1997
İlk bağlayıcı emisyon azaltım anlaşması ile sadece gelişmiş ülkelere yükümlülükler belirlendi. 2008 ve 2012’de uzatıldı. ABD katılmadı.
- Paris İklim anlaşması COP 21 Aralık 2015
Tüm ülkeleri kapsayan en kritik anlaşma. Her ülke kendi hedefini belirler. Zorunlu hedef yerine “Ulusal taahhüt sistemi” kabul edildi. 2030 hedefi 2 C ve 2053’de 1,5 C sınırı konuldu.
- Glasgow COP 26 toplantısı
Kasım 2021 ile kömürden çıkış ilk kez metne girdi. Türkiye imzalamadı ve COVİD ile Ukrayna savaşı nedeniyle imzalayan bazı AB ülkeleri de uymadı.
- COP 27 Şarm El-Şeyh 2022’de yapıldı. Kayıp ve zarar fonu kuruldu.
- COP 28 Dubai 2023’de yapıldı Fosil yakıttan uzaklaşma ve enerji dönüşümü vurgusu yapıldı.
- COP 29 Bakü 2024’de yapıldı. İklim finansmanı ana gündem oldu.
- COP 31 Türkiye/ Antalya’da yapılacak. Tema beklentisi “Karar değil uygulamaya geçelim.”
5.TANIMLAR
COP NEDİR?
Conference of the Parties UNFCCC taraflarının yıllık toplantıları.
İKLİM FİNANSMANI NEDİR?
Green Climate Fund- Gelişmekte olan ülkelere destek
KARBON PİYASALARI NEDİR?
Karbon emisyon ticaret sistemleri ile Karbon kredilerini kapsar.
POLİTİKA ARAÇLARI
Karbon fiyatlandırması ile SKDM- Sınırda Karbon Düzenlemesi vb. kapsar. Geleceğin politika araçları olarak bir tanesinin linkini verdiğim dört ayrı yazı ile bloğumda Havaalanları- Boğazlar ve Marmara Denizinden geçen gemiler- Yerel yönetimler- Kurumlar ve şirketler açısından yükümlülükler ile Ek gelir fırsatlarını yorumladım.
NOT: Kamuda karar alıcılar ile Yerel yöneticiler henüz meselenin ciddiyetini kavrayamayınca, 5-10 yıl içinde popülerliği artacak olan Mikroalg ve bazı yeni kavramları maalesef henüz ALG’ılayamıyorlar.
SONUÇ
İklim rejimi; UNFCCC ile başladı, Kyoto ile bağlayıcılık kazandı, Paris ile evrenleşti, COP toplantılarıyla dinamik tartışılan bir sisteme dönüştü.
TBMM’de Paris İklim sözleşmesi onaylandı. 7552 sayılı İklim Kanunu 09.07.2025’de yürürlüğe girdi.
7552- MADDE1; “Yeşil büyüme vizyonu ve net sıfır emisyon hedefi ile iklim değişikliğiyle mücadele” olarak tanımlayıp, sera gazı emisyonları azaltımına yönelik planlama, uygulama araçları, gelirler, izin ve denetim mekanizmalarını kapsam altına almaktadır.