Başvurumu aşağıda aynen kopyalıyorum. Bir vatandaş olarak gerekli uyarıyı yapmış olmanın huzuru içindeyim. Bu yazıyı okuyup ilgililer ve karar alıcılara iletmek isteyenler olursa sevinirim.
Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN
T.C. Cumhurbaşkanı
Bu yazının ana konusu Kasımda Antalya COP 31 hazırlıklarına eleştirel bakıştır. Kurumlar kusura bakmasın, uluslararası Enerji Ajansı başkanı sayın Fatih Birol’a katılıyorum.
Aşağıda linklerde kurumların yapabilecekleri hazırlıklara dair düşüncelerimi paylaşacağım.
- Cimer’de COP 31 başlığı yok. DIŞ İŞLERİ BAKANLIĞI Türkiye yüzyılında KKTC yok diye yazınca “Not ettik teşekkürler” diye cevap verdi. Bu yazımı da lütfen incelesinler. https://abaybarsgogez.net/dunya-kktcyi-tanisin-istiyorsak-once-turkiye-ve-turk-dunyasi-ile-kurumlari-tanimalidir/
- Hiçbir kuruluşun üyesi olmadan ortak değerimiz olan “Atmosfer”in korunması üzerine bu toplantıda KKTC’yi KARBON NEGATİF ülke ilan edelim. Defalarca yazdım ancak geri dönüş yok. Böyle bir karar alırsak hazırlıklara geç de kalmış olsak hemen başlamak lazım. Başarabilirsek “Unutulmayacak COP 31 toplantısı” yapmış oluruz. https://abaybarsgogez.net/unutulmayacak-cop31-toplantisi-yapmak/
- 1.410 belediye başkanına sorsak, Karbon emisyonu ne kadar bilmez. Ölçmek de maliyet. Ölçmeden nasıl düşürme taahhüdü verilecek? Birçok Belde ve ilçe karbon Nötr veya negatif çıkabilir. Çevre, Şehircilik, İklim Bakanlığı ölçecek mi? Kongrede bir gazeteci ölçtünüz mü diye sorsa ne cevap verilecek? https://abaybarsgogez.net/iklim-degisikligi-nedir-neleri-kapsar/
- Toplumda farkındalık yaratmak ve İklim- Karbon bilinci oluşturmak için linkteki makalemi MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞINA yönlendirirseniz kongrede ŞOW yaparsınız. https://abaybarsgogez.net/yeni-ali-okullari-2-0-gerekli-mi/
- Linkini paylaştığım https://abaybarsgogez.net/surdurulebilir-ekosistem-ekoloji-cevrecilik-ve-kalkinma/ makalemi KALKINMA BAKANLIĞI olmadığı için C.B. STRATEJİ BAŞKANLIĞI ile mi paylaşmak istersiniz?
- Hürmüz boğazından kim ücret alacak tartışması yüzünden savaş bitmiyor. Atmosferimizi kirletiyorlar ve Marmara’ya komşu Büyükşehir- İl- İlçe belediyeleri, gemilerin bıraktığı emisyonu azaltmak için masraf yapıyor. Geçişte emisyon azaltım payı veya her ne ad verilecekse para almamız lazım. https://abaybarsgogez.net/bogazlar-ve-marmaraya-kiyisi-olan-belediyelere-ek-gelir-firsati-1/
- Bu yazının Havaalanı, Yerel yönetimler, Kurumlar ve Şirketler versiyonları da var. Onlar bize SKDM uygularken iyiydi değil mi? Havaalanı; https://abaybarsgogez.net/havaalani-olan-belediyelere-ek-gelir-firsati-2/
- Yerel yönetimler; https://abaybarsgogez.net/azaltilamayan-emisyon-belediyeye-yuk-mu-ek-gelir-firsati-mi-3/
- Kurumlar ve Şirketler; https://abaybarsgogez.net/kurumlar-ve-sirketlerin-co2-emisyonunu-azaltma-caba-ve-yatirimlariyla-krizi-firsata-cevirme-firsatlari-4/
- 2027 bütçesine; Yerel yönetimler, OSB’ler ve Kışlaların arıtma tesislerini ağır metallerden arındırıp Tarımsal sulama ve kullanma suyu elde etmek için, ALG BİYORAFİNERİ- ALG ÇİFTLİKLERİ kurulması için ödenek koyalım. Kongrede gösterelim. https://abaybarsgogez.net/osb-belediye-aritmalarinda-alg-ciftligi-kurmak/ Saygılarımla.
Sayın Ahmet Baybars,CİMER başvurunuzu ve paylaştığınız yazıyı okudum.
Bir vatandaş olarak COP 31 hazırlıkları konusunda adım atmanız, konuya ilgi duymanız ve çeşitli fikirler üretmeniz takdire şayan.
Özellikle yerel yönetimlerde karbon envanteri eksikliği, arıtma tesislerinde alg biyorefineleri gibi konulardaki uyarilarınız haklı noktalara değiniyor.
Ancak bazı önerileriniz konusunda eleştirel görüşlerimi paylaşmak isterim:
KKTC’nin “karbon negatif ülke” ilan edilmesi önerisi, uluslararası iklim rejimi açısından ne kadar uygulanabilir olduğu konusunda tereddütlerim var.. UNFCCC ve Paris Anlaşması kapsamında taraflar, BM tarafından tanınmış egemen devletler olup, karbon negatif statüsü ancak ölçülebilir, doğrulanabilir ve uluslararası olarak kayıt altına alınmış emisyon verilerine dayalı olarak değerlendirilmekter. KKTC’nin hukuki statüsü nedeniyle böyle bir ilan, COP süreçlerinde bağlayıcı etki yaratmayacak ve bilimsel geçerliliği sınırlı kalacağı düşüncesindeyim.
COP süreçleri UNFCCC’ye taraf tanınmış devletler üzerinden ilerliyor. KKTC’nin statüsü nedeniyle böyle tek taraflı sembolik bir ilan, Türkiye’yi ana müzakere gündeminden (gerçek emisyon azaltımı, finansman, adaptasyon, just transition) uzaklaştırır ve “tartışmalı COP” algısı yaratır. “Unutulmayacak COP” yapmak istiyorsak, somut, ölçülebilir taahhütler ve eylem planları daha etkili olacaktır..
Milli Savunma Bakanlığı’na farkındalık makalesi göndererek kongrede gösteri (show) yapma yaklaşımı, iklim iletişimi ve davranış değişikliği biliminde önerilen yöntemler arasında yer almamaktadır. Literatürde, iklim farkındalığının kalıcı ve geniş ölçekli etkisi, eğitim kurumları, yerel yönetimler ve sivil toplum üzerinden yürütülen sistematik, veri odaklı ve uzun soluklu kampanyalarla elde edilmektedir. Askeri kurumların enerji verimliliği ve operasyonel karbon azaltım çalışmaları kendi içinde değerlidir; ancak iklim bilincini yaygınlaştırmanın ana mecrası olarak kullanılması, hem hedef kitle erişimi hem de bilimsel olarak kanıtlanmış etki açısından sınırlı ve suboptimal bir stratejidir.
Belediyelerde karbon ölçümü sorunu çok doğru tespit edilmiş. Gerçekten çoğu belediye envanter tutmuyor. Ölçmeden taahhüt verilemez. Çevre Bakanlığı’nın bu konuda standart metodoloji ile kapasite geliştirme çalışması yapması şart.
Boğazlardan geçen gemilerin emisyonları için ek gelir mekanizması fikri ilginç. Gerçek bir çevresel yük var. Ancak Montreux Sözleşmesi ve uluslararası deniz hukuku nedeniyle tek taraflı uygulamak zor; IMO standartları ve bölgesel işbirliği ile ilerlemek gerekir.
Alg çiftlikleri ve arıtma tesislerinde biyoteknolojik çözümler teknik olarak umut vaat ediyor. Bütçeye koymak için somut fizibilite çalışması ve pilot projelerle desteklenmesi iyi olur.
Fikirleriniz iyi niyetli ve enerji dolu… COP 31 gibi büyük bir etkinliği başarıyla yönetmek için veri, ölçüm, doğrulanabilir hedefler ve uluslararası uzlaşmaya odaklanmak daha kritik. Linklerdeki makalelerinizde detaylı düşünceleriniz var; bunları maliyet-fayda analizi içeren ve mevcut hazırlık sürecine (Türkiye-Avustralya eş başkanlığı) uyumlu hale getirirseniz etki potansiyeli artacağı inancını taşıyorum… Tebrikler…Sağlıcakla kalın…
Çok teşekkürler hocam. Büyük emek ve değer verip yorumlamışsınız. Elbette her söylediğim uygulansın diye bir beklentim yok. Ancak biraz uçuk, kaçık da olsa zorlamak lazım. Belki farklı fikirlerin gelişimine vesile olabilir. BM üyesi olmadan da bazı ülkelere ayrıcalıklar tanınabiliyor. Siyasi irade ve kararlılık lazım diye düşünüyorum. İçinde bulunduğumuz doğal Jeopolitik avantajlarımız bize (kullanabilene) çok büyük fırsatlar sağlıyor aslında.
Cimer şaşırtmadı. Her zamanki gibi teşekkür edip, “Not ettik” diye cevap vermişler.
Saygılarımla.