21’nci Yüzyılda Kışlalardan yararlanarak İnsan Sermayesini Geliştirme Modeli
Türkiye Cumhuriyeti (TC) kuruluş yılları okuma- yazma oranı 1927 nüfus sayımına göre %10,5 olup, Cumhuriyetin ilk dönemindeki büyük okuma-yazma hamlesi ise 1928’de Harf Devrimi sonrasında açılan Millet Mektepleri ve Halk eğitim merkezleriydi. “Ordu bir eğitim ocağıdır” vizyonuyla askeri kışlalar okuma- yazma merkezlerine dönüştürüldü.
1935’de 2771 sayılı Ordu Dahilî Hizmet Kanunu’nun M. 39 eklenen “Erata askerliğe ait bilgilerden başka okuyup yazmak ve yurt ve hayata ait bilgiler de öğretilir” hükmüyle altyapısı kurulan bu sistem, 1959’da kurumsallaşarak halk arasında “Ali Okulları” adını alan **”Türk Silahlı Kuvvetleri Okuma Yazma Okulları”**na evrildi. 1959-1975 arası TSK bünyesinde sistematik olarak faaliyet gösterdi.
Kitap kahramanı “Ali” köylü bir genç olduğu için “Ali Okulları” ismini aldı. Kitapta;
- Köy yaşamı,
- Askere gelişi,
- Okuma yazmayı öğrenmesi,
- Askerlik hayatı hikâye şeklinde anlatılıyordu.
Asker yalnızca okuma yazmayı öğrenmedi. Terhis olduğunda;
- Köyünde dilekçe yazabilen,
- Gazete okuyabilen,
- Resmi evrak anlayabilen,
- Çocuklarının eğitimine destek olabilen,
- Kooperatif çalışmalarına katılabilen,
- Tarımsal yenilikleri takip edebilen,
- Askerlikte kazandığı disiplin ve temel vatandaşlık bilgilerini çevresine taşıyan bir birey olarak köyüne dönüyordu.
Kaç kişi eğitildi?
Türkiye tarihinin en kitlesel yetişkin eğitimi projelerinden biridir:
- 532.266 Er Eğitildi: Sadece 1959-1975 yılları arasında açılan 16 tam teşekküllü okuma-yazma okulunda 532.266 kursiyer er eğitim görmüş ve diplomalarını almıştır.
- Jandarma Katkısı: Bu sayıya ek olarak, sadece Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde 1960’lı yıllarda 56.000 er okuma-yazma öğrenerek kışladan mezun olmuştur. [1]
- Dönem boyunca askeri birliklerde temel eğitimi bitirip bu kurslardan geçenlerin toplam sayısı 600 binin üzerindedir. [1] O günlerin koşullarında çok önemlidir.
Toplum Genelinde Sağladığı Faydalar Nelerdir?
Herkes Köy Enstitülerini konuşsa da, Ali Okulları kışla duvarları dışına taşan, Anadolu’nun sosyal dokusunu kökten değiştiren bir toplumsal dönüşüm ve dip dalga projesidir:
- Kırsal Kalkınmanın Dinamosu: Okuma-yazma bilmeyen gençlerin ezici çoğunluğu Anadolu’nun okul gitmemiş köylerinden geliyordu. Kışlada okuma-yazma, temel matematik, yurt ve yaşam bilgisi öğrenen bu gençler; terhis olup köylerine döndüklerinde tarımsal yenilikleri takip edebilen, devletle olan yazışmalarını kendisi yapabilen, köylüye rehberlik eden birer “yerel aydın” haline geldiler. []
- Sosyal Hareketlilik ve Sınıf Atlama: Askerde okumayı söken köylü gençlerin birçoğu terhis olduktan sonra ilkokul diplomasını dışarıdan bitirmiş, kentlere göç ederek yeni mesleklere (şoförlük, teknisyenlik, memurluk vb.) yönelmiş ve iş bulma süreçlerinde muazzam bir avantaj elde etmiştir. [1]
- Zorunlu İstihdam Otokontrolü: Sistem o kadar ciddiye alınmıştır ki, askerliği boyunca okuma-yazma öğrenemeyen erlerin terhisleri askıya alınmış ve iki ay daha fazla askerlik yapacakları ilan edilerek eğitimde bir otokontrol mekanizması kurulmuştur. [1]
- Küresel Takdir (UNESCO): UNESCO, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yürüttüğü bu okuma-yazma programlarını “dünyanın en düzenli ve en başarılı halk eğitimi çalışmaları” ilan ederek uluslararası alanda tescillenmiştir. [1]
YORUM: Ali Okulları aslında tam bir “maliyet- etkin insan sermayesi yatırımı” projesidir. Devlet, askere almak zorunda olduğu gençlerin kışladaki atıl zamanını (fırsat maliyetini) eğitime yönlendirip, sıfır ek maliyetle ülkenin yetişmiş insan kaynağı kapasitesini ve kalkınmasını artırmıştır.
Bugün uygulanabilir mi?
Bence çok daha kapsamlı olarak uygulanabilir. Bu nedenle “YENİ ALİ OKULLARI 2.0” başlığını attım.
Bugünün zorunlu eğitim başlıkları nasıl olabilirdi diye yapay zekaya sorduğumda aldığım cevap;
- Dijital okuryazarlık
- Yapay zekâ kullanımı
- Finansal okuryazarlık
- Afet hazırlığı
- İlk yardım
- Siber güvenlik
- Girişimcilik
- Çevre ve iklim farkındalığı
- Kamu maliyesi ve vatandaşlık bilgisi
Askerlik hizmeti hâlâ toplumun çok farklı kesimlerinden gençleri bir araya getirdiği için, bu eğitimler kısa vadede milyonlarca kişiye ulaşabilecek güçlü bir yaygın eğitim modeline dönüşebilir.
Eski asker Ahmet Baybars GÖĞEZ bakışıyla kışla ve okullardaki eğitim farkındalığı nasıl olmalı?
- 06 Haziran 2026’da KHO’dan mezun olduğumuz 50’nci yıl anısına tüm devre arkadaşlarımızla kutsal yuvada Harbiye’de toplandık. Okul komutanı güzel bir sunum yaptı. Sayın Dekan ve Okul komutanı sekreteri albay ile ayaküstü sohbetimizde bazı önerilerim oldu;
- Tarım ve su kaynaklarımız, ülke savunması ile güvenlik kadar beka sorunumuzdur.
- KENTKÖY kitabımın SONSÖZ bölümünü Em. Tümg. Yaşar BAL yazdı. Görevi boyunca kışlalarda neler yaptığını ve yapılabileceği anlattı. Tüm Harp okulları ile Astsubay okulları öğrencilerine bu eğitimler verilmeli, öğrenci kulüplerinde işlenmelidir. Okul bahçelerinde örnek seralar kurulmalıdır. https://abaybarsgogez.net/kirsal-kentsel-tarim-ve-kalkinmada-kislanin-rolu/
- Davet gelirse konferans ve eğitimlere katkıda bulunabilirim dedim. Davet gelmedi.!
- Ayrıca, Levazım ve Ordu donatım sınıf okullarında aşağıda linkini verdiğim makalemde sözünü ettiğim konuların içinden seçilerek eğitim dersleri konulabilir. https://abaybarsgogez.net/osb-belediye-aritmalarinda-alg-ciftligi-kurmak/
- Birçok kışlada ağır metaller ayıklanmadan, arıtılan sular tarımsal sulamada kullanılıyor. 2027 bütçelerinden ödenek ayrılarak ALG BİYORAFİNERİ kurulmalı, kurulacak bu tesislerde görev alacak uzman ekipleri yetiştirilmelidir. Aşağıda bazı dallarını verdiğim konularda üniversiteler ve yüksekokullar ile YÖK, derhal yeni eğitim programları ve disiplinler oluşturmalıdır.
- Fotosentez mühendisliği ve teknikerliği,
- Alg mühendisliği ve teknikerliği,
- Karbon mühendisliği ve teknikerliği,
- Bitki, ALG, Kültür, Gen fizyolojisi ve mühendislikleri,
- Metabolizma mühendisliği,
- Biyoplastik ve Biyoreaktör mühendisliği ve teknikerliği vb.
- Mesleki yeterlilik kurumları, Halk eğitim merkezleri, Belediyelerin ve Milli Savunma Bakanlığı eğitim merkezlerinde kısa süreli kurs ve eğitimler verilebilir.
Biliyorum, birçoğunuzun adını dahi duymadığı ve ilgi alanına girmeyen Mikroalg- Fotosentez- Karbon vb. konulardan bahsediyorum. Aslında insanlığın varoluş nedeni ve doğanın sihirli anahtarlarıdır.
SONUÇ
“YENİ ALİ OKULLARI 2.0” Türk Silahlı Kuvvetleri okulları ile kışlalarında yukarıda anlattığım anlayış ve bakış açısıyla yeniden yapılandırılırsa, aşağıda linkini verdiğim “Sürdürülebilir Ekosistem, Ekoloji, Çevrecilik ve Kalkınma Hedeflerine ülkece daha kolay ulaşabiliriz. Bu kalkınma hedefimize milyarlarca dolarlık yatırım yapmadan da ulaşabiliriz.
Bu farkındalıkla göğsümüzü gere, gere Antalya COP 31 toplantısında;
Türkiye Cumhuriyetini kurarken Kışlalarla başardık, 2030 ve 2052 Karbon Nötr hedeflerine de Dünyada ilk örnek olarak kışlalarda bu eğitimleri de ekleyerek başaracağız diye imza atarız. https://abaybarsgogez.net/surdurulebilir-ekosistem-ekoloji-cevrecilik-ve-kalkinma/
2030 ve 2050’nin subayları ve astsubayları nasıl olmalı?
Bu yazı ile geleceğin askerlerinin, tek başına silah kullanmasının yeterli olmayacağını anlatıyorum.
- Afet yönetimini bilmelidir.
- Yapay zekâ kullanmalıdır.
- Drone sistemlerini tanımalıdır.
- Enerji verimliliğini bilmelidir.
- Su yönetimini öğrenmelidir.
- Gıda güvenliğini anlamalıdır.
- Karbon yönetimini kavramalıdır.
- Siber güvenlik konusunda temel eğitim almalıdır.
Sayın GÖĞEZ ,
Çalışmalarınız oldukça özgün Büyük emek var bu çalışmalarda . Sağ olun , var olun .
AYDIN olduğu hissine kapılan veya kendini AYDIN varsayan kişilerin Sizi daha yakından tanıması dileğindeyim .
Saygı ve selamlar
ProfDr Samet KAFKAS
Saygıdeğer hocam,
Siz gerçek aydınlardan böyle yorum almak beni çok mutlu etti. Daha ne isteyebilirim ki.