BELEDİYELERE EK GELİR FIRSATI MI! Başlıklı 1 ve 2’nci yazılar İklim kanununun kamu ve belediyelere, açık ve liman Gemi geçişleri ile Havaalanlarına kadar nasıl ek gelir yaratılabileceği hakkında ufuk açıcı düşüncelerimi yansıtıyordu. Bu yazıda ise Belediyelerin İklim kanunu ve Paris İklim anlaşması ile yüklendikleri sorumlulukları yerine getirirken, KİRLETEN ÖDER sistemi ile bölgedeki tesis, kurum ve yapılardan nasıl karşılıklı yardımlaşma ile maliyetlerine katılma ve ortak çözümler üretilebileceğini CHATGPT ile tartışarak anlatmaya çalıştım.
Serinin son 4’ncü yazısında ise Belediyeler ve şirketleri dahil, Özel sektör ile Kamu Kurumları, ticari ve konut Siteleri gibi yapıların karşı, karşıya kaldıkları yükümlülüklerin yanında, bölgelerinde ve/ veya uluslararası çapta faaliyet gösteriyorlarsa, bu şartlardan nasıl bir gelir modeli çıkarabileceklerini anlatmaya çalışacağım.
Konuyla ilgili altyapısı olan bazı dostlar zaten 1 ve 2’nci yazımı paylaşınca hemen aradılar. Liman hizmetleri ile Uluslararası gemicilik şirketleri, Havayolu şirketleri ile Yer hizmeti şirketleri, Transit veya Yurtiçi- dışı Lojistik taşıma hizmetleri sunan nakliye/ transport şirketleri vb. yapılardan bir gelir modeli çıkar mı? Yükümlülüklerinin bir kısmını telafi edebilecek ne gibi önlemler alınabilir veya yatırımlar yapılabilir diye sordular. Büyük siteler, AVM’ler, Şehirlerarası otobüs şirketleri- Turizm ve Tur şirketleri- Demiryolu işletmeci ve şirketleri- OSB şirketleri de ekleyerek 4’ncü yazımda çok önemli bilgiler vermeye çalışacağım. Ancak hap çözüm yok. Her kurumun ürettiği emisyon miktarı, ulusal ve/ veya uluslararası yapıda olmasına göre, ayrılacak bütçeler çerçevesinde karşılıklı görüşülerek butik çözümler üretilerek önerilerde bulunmak mümkün.
Fazla yorum yapmadan CHATGPT ile tartışmamızı aşağıya ekleyeceğim. Önce İklim Kanunu “Geçiş Hükümleri” başlığındaki GEÇİCİ-1 ve 2’nci maddeleri okumamız lazım.
“GEÇİCİ MADDE 1- (1) ETS- Emisyon Ticaret Sistemi tamamen uygulanmaya başlanmadan önce pilot dönem uygulaması yapılır. Pilot uygulama döneminin kapsamı, süresi ve uygulamaya ilişkin usul ve esaslar ilgili kurum, kuruluş ve sivil toplum kuruluşlarının görüşü alınarak Karbon Piyasası Kurulunca belirlenir. Pilot uygulama döneminde, bu Kanunda belirtilen yükümlülüklerin yerine getirilmemesi sebebiyle tesis edilen idari para cezaları %80 oranında indirilmek suretiyle uygulanır.
(2) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 3 yıl içerisinde ETS kapsamı dâhilinde yer alacak işletmeler sera gazı emisyon izni almak zorundadır. Üç yıllık süre içerisinde işletmelerin; ETS kapsamında faaliyetlerine devam edebilmeleri için, bir kereye mahsus olmak üzere sera gazı emisyon izinlerinin olduğu kabul edilir. Gerekli görüldüğü takdirde Karbon Piyasası Kurulu kararı doğrultusunda Başkanlık; bu fıkrada yer alan süreyi, bitim tarihlerinden itibaren iki yıla kadar uzatmaya yetkilidir.
(3) Bu Kanunun 14 üncü maddesinin beşinci fıkrasında belirtilen ceza hükmü, Başkanlığın karbon kredisi kayıt sistemini oluşturması ve Kanunun 11 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği Başkanlıkça belirlenen sürenin resmî internet sitesinde duyurulmasıyla uygulanmaya başlar.
GEÇİCİ MADDE 2- (1) Bu Kanunun 5 inci ve 6 ncı maddelerinde belirtilen mevzuata ve planlama araçlarına ilişkin hazırlama ve uyarlama yükümlülükleri ilgili kurum ve kuruluşlarca en geç 31/12/2027 tarihine kadar yerine getirilir. Cumhurbaşkanı; bu fıkrada yer alan süreyi bir yıla kadar uzatmaya yetkilidir.
(2) Bu Kanunun 7 nci maddesinin dördüncü fıkrasında belirtilen yerel iklim değişikliği eylem planları, en geç 31/12/2027 tarihine kadar hazırlanır. Bakanlık; bu fıkrada yer alan süreyi, bir yıla kadar uzatmaya yetkilidir.”
NOT: Bu eylem planlarını hazırlamak için 2027 yılı ve uzatmaları beklenmeden aşağıdaki konularda belediyeler karar alıp hemen uygulamaya başlayabilirler. Nedeni;
Yürürlük MADDE 19- (1) Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 20- (1) Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür. 8/7/2025
CHATGPT İLE YAZIŞMALARIMIZ
“Baybars, İklim Eylem Planlarını “yumuşak niyet belgesi” olmaktan çıkarıp; uygulanabilir – ölçülebilir – tahsil edilebilir bir yapıya dönüşmesi için kilit soru sormuşsun. Aşağıda bunu hukuki dayanak + teknik hesap + fiyatlandırma + uygulama modeli olarak net bir çerçeveye oturtuyorum.”
1️⃣ Temel İlke: “Telafi Edilemeyen Emisyon = Bedel”
Mantık çok net olmalı: Ölç → Azalt → Telafi Et → Telafi Edemiyorsan Bedelini Öde
Belediye, kendi yetki alanındaki her aktöre şunu söyler:
- Ölçüm zorunlu
- Azaltım zorunlu
- Kalan (net) CO₂ için parasal yükümlülük zorunlu
Bu bedel vergi değildir, “iklim tazminatı / karbon hizmet bedeli” niteliğindedir.
2️⃣ Fiyatlandırmanın Dayanağı (Keyfi Olmamalı)
Belediyenin fiyatı keyfi belirlemesi hukuken risklidir. Bu yüzden 3 referanslı hibrit model öneriyorum:
🔹 A) Uluslararası Karbon Fiyat Referansı
(Referans – birebir aynısı değil)
- AB ETS: 70–100 €/ton CO₂
- Dünya Bankası tavsiyesi: 50–100 $/ton
- OECD alt sınır: 40 €/ton
👉 Belediye için başlangıç seviyesi: 30–50 €/ton CO₂ (yerel koşullara göre TL’ye çevrilir)
🔹 B) Yerel Sosyal Maliyet Yaklaşımı
Yerelde oluşan:
- Hava kirliliği
- Sağlık harcamaları
- Isı adası etkisi
- Altyapı baskısı
Buna göre: Ton başına + %10–30 yerel çevresel katsayı
🔹 C) Azaltım İradesi Katsayısı (Çok Kritik)
Eğer kurum:
- Hiç azaltım yapmıyorsa → Ceza katsayısı
- Kısmen yapıyorsa → Nötr
- Ciddi yatırım yapıyorsa → İndirim
3️⃣ Alan Bazlı Uygulama Modelleri
🏢 AVM – Ticari Merkez – OSB – Siteler
Hesaplama:
- Elektrik + doğalgaz + jeneratör + ulaşım çekim etkisi
- m² veya çalışan başına emisyon
Bedel: (Net CO₂ ton) × (Birim karbon bedeli) × (Davranış katsayısı)
Ödeme Alternatifleri:
- Doğrudan ödeme
- Belediye onaylı projeye yatırım
- Kendi çatısına GES / ısı pompası yatırımı
🚌 Otogarlar & Toplu Taşıma Merkezleri
- Gelen–giden araç sayısı
- Araç türü (dizel, CNG, elektrik)
- Bekleme süresi (rölanti emisyonu)
Uygulama:
- Otogar işletmecisine yıllık karbon bütçesi
- Aşımda bedel
- Elektrikli araç altyapısına geçişte indirim
4️⃣ ÇEVRE YOLLARI & TRANSİT GEÇİŞLER (Çok Stratejik)
🔥 En kritik nokta burası.
Belediye şunu der: “Benim kentimin havasını kirletiyorsun, durmadan geçsen bile bedelini ödersin.”
🔹 Nasıl?
A) Emisyon Yoğunluklu Geçiş Bedeli
- Plaka tanıma
- Araç sınıfı (kamyon, otobüs, otomobil)
- Yakıt türü
- Km bazlı CO₂ hesabı
(Araç emisyon faktörü × geçilen km) × karbon bedeli
B) Zaman & Saat Katsayısı
- Yoğun saat: ×1,2
- Gece: ×0,8
C) Elektrikli / Düşük Emisyonlu Muafiyet
- %100 elektrikli → muaf
- Euro 6 dizel → indirimli
5️⃣ Toplanan Para Nereye Gider? (Çok Önemli)
Para genel bütçeye girerse sistem çöker.
ZORUNLU: “Belediye İklim Dönüşüm Fonu”
Sadece şunlara harcanabilir:
- Toplu taşıma elektrifikasyonu
- Kent içi GES
- Yeşil alan & yutak projeleri
- Dezavantajlı hanelere enerji dönüşümü
6️⃣ Belediyeye Hukuki Güç Veren Cümle
İklim Eylem Planına girecek kilit ifade:
“Belediye sınırları içinde faaliyet gösteren ve ölçülebilir CO₂ emisyonu üreten tüm gerçek ve tüzel kişiler, azaltamadıkları ve telafi edemedikleri emisyonlar için iklim hizmet bedeli ödemekle yükümlüdür.”
SONUÇ
Belediyelerin üst yöneticileri ve bürokratlar, konuya hakim olmaya başladıkları zaman, bölgelerinin avantaj ve dezavantajlarını bizden daha iyi bildikleri için çok daha zengin menüler içeren başlıklar altında belediyelerinin gelirlerini maksimum seviyeye çıkarabilir, hazırlayacakları İklim Eylem Planları için gerçekçi ve katılımcı bütçeler oluşturabilirler. Sorumluluklarını yerine getiren duyarlı şirketler için de cazip teşvik ve destek mekanizmaları ortaya koyabilirler. Beklentimiz de bu yöndedir.