BÖLÜM-3

“BEMPE Varlık Gücü, Likidite ve Borç Sürdürülebilirliği Analizi”

Bu bölümde, modern kamu maliyesinin “Bir TL gelir kaç TL kamu serveti oluşturuyor?” ve “Yüksek nakit tutulurken neden borçlanma yapılıyor?” sorularına Ankara verileri üzerinden tersinden okuma yapılacaktır.

1. Enflasyonist Ortamda “Atıl Mali Varlık” Bir Başarı mıdır?

BEMPE modelinin en özgün katkısı, geleneksel mali analizlerin aksine, kasadaki parayı sorgulamasıdır.

  • Atıl Varlık Formülü: (Hazır Değer + Alacaklar + Mali Varlıklar + Dönem Sonu Bütçe Fazlası) toplamının, toplam bütçe gelirine oranladığımızda karşımıza şu taksonomik tablo çıkıyor:
    • 2018: 5.597.658.000 TL / 12.000.511.000 TL = %46,65
    • 2023: 24.003.529.000 TL / 50.940.338.000 TL = %47,12
    • 2025: 37.698.533.000 TL / 139.124.541.000 TL = %27,10
  • Tersinden Okuma (Fırsat Maliyeti): 2025 oranı %27,10’a düşmüş gibi görünse de kilitli ve atıl paranın mutlak miktarı 37,6 milyar TL gibi devasa boyuta ulaşmıştır. Sadece ABB kasasında 7.5 milyar TL nakit (Hazır Değer) yatıyor. Türkiye gibi hiperenflasyon yaşanan ekonomide, milyarlarca lirayı yatırım veya hizmete dönüştürmeyip kasada/ alacakta bekletmek, paranın reel değerinin erimesine (kamu serveti kaybına) neden olur. Bu durum finansal başarı değil, “fırsat maliyeti yönetilemeyen atıl kaynak yönetimidir.”

2. Büyük Paradoks: Nakit Zenginliği Yaşarken Faizli Borçlanma Tuzağı

  • Rakamların Çelişkisi: 2025 yılında ABB, ASKİ ve EGO’nun kasasında milyarlarca lira hazır nakit ve 37,6 milyar TL atıl varlık varken, aynı dönemde konsolide toplam borç 28.807.661.000 TL’ye fırlamıştır. Dahası, sadece ABB’nin 2025 yılı Faiz Gideri 3.043.144.000 TL’ye, Faiz Tahakkuk Borcu ise 3.555.813.000 TL’ye ulaşmıştır.
  • BEMPE Finansal Mantık Sorgulaması: Bir belediye kasasında 7.5 milyar TL nakit tutarken, aynı yıl neden piyasaya ve bankalara milyarlarca lira faiz öder? Tahsil edilemeyen alacaklar karşılığında banka ve kamuya borçlanıp ek faiz yükü yaratılması, modern kamu maliyesinde rasyonel açıklama bulamaz. Eğer doğrudan belediye başkanına bağlı, profesyonel bir Finans Yöneticisi (CFO) olsaydı, nakit akışı optimizasyonu ile bu faiz yükü sıfırlanabilirdi.

3. Yatırımı Aşan Cari ve Sermaye Transferleri Tehlikesi

Mali taksonomi çalışmamızın en ezber bozan verisi 2025 yılı ABB bütçe dengesinde gizlidir:

  • Sermaye Giderleri (Doğrudan Yatırım): 16.278.683.000 TL
  • Cari + Sermaye Transferleri Toplamı: 23.713.335.000 TL
  • Yorum: Kentin geleceğini inşa edecek fiziki yatırımlara (Metro, köprü, altyapı) ayrılması beklenen bütçe, popülist yardım, sübvansiyon ve transfer harcamalarının 7,4 milyar TL gerisinde kalmıştır. Kent, “kalkınma belediyeciliğinden”, “günü kurtaran sosyal harcama belediyeciliğine” evrilmiş görülmektedir.

4. Tabloda sonuçlarındaki değişim/ artış ve eksilişler.

Sayıları didiklemek yerine yukarıdaki örneklerde olduğu gibi ters bakış ile gözden kaçan sonuçlara odaklanmaya çalışıyorum. Zaten yüksek enflasyon ve yeniden değerleme yaşandığında varlıklarda sayısal azalışlar beklenmez. Dengeli artışlar yanında aşırı artış ve eksilişler dikkat çekmektedir.

Örnek; Adana BB Duran varlıkları (250- Arsa ve Araziler, 251- Yeraltı ve Üstü düzenleri, 252- Binalar, 253- Tesis, Makine ve Cihazlar hesapları ağırlıklı) toplamı 2023’de 620,1 milyar, 2024’de 798,1 milyar, 2025’de 87,3 milyar TL. NET DEĞER bakiyesi de buna göre 2025’de -635,1 milyar TL’ye düşmüş. Adeta Adana Büyükşehir Belediyesi varlıkları sıfırlanmış. Cimer’e sordum bakalım ne cevap gelecek?

BÖLÜM-1’de tablolar halinde verdiğim sıradan sayılardaki artışları yorumlayabilirsiniz. Hatta bu verilerle birçok farklı istatistikler ve yorumlar yapabilmek de mümkündür. Zaten bu kitapları yazmaktaki amacım ve TAKSONOMİ ağırlıklı bakış açımın amacı da budur.

SONUÇ

2018 dönemi, kasası bomboş, borç içinde yüzen ancak elindeki her kuruşu yatırıma harcayan agresif ama likidite krizi yaşayan bir yönetim modeli görüyoruz.

2023’den 2025’e kasası ağzına kadar nakit dolu olan, muazzam bir mali güce ulaşan ancak bu parayı kentsel yatırıma dönüştürmek yerine, yüksek istihdam (%130 artan personel) ve sosyal transferlerle eriten, parayı kasada tuttuğu için de enflasyona karşı kamu servetini eriten ve anlamsız bir faiz yükü üstlenen “aşırı korumacı/popülist” bir yönetim modeli görülmektedir.

NET DEĞER açısından bakacak olursak; (x1.000)

ABB 2018/ 23.769.178, 2023/ 58.726.440, 2025/ 66.050.715

ABB+ ASKİ+ EGO 2018/ 28.578.785, 2023/ 65.253.850, 2025/ 81.216.134

İBB 2018/ 56.653.047, 2023/ 80.281.078, 2025/ 2.022.509.398

İBB+ İSKİ+ İETT 2018/ 79.161.662, 2023/ 103.656.524, 2025/ 2.044.201.474

NET DEĞER hakkında linkteki yazımı tekrar okursanız bu sonuçları daha kolay yorumlayabilirsiniz. Ancak ABB ile İBB arasındaki bu değer artışına baktığımızda fark çok net görülüyor.https://abaybarsgogez.net/gelir-gider-net-deger-sonuclari-ile-verimlilik-olculebilir-mi/

Bilgi paylaşınca güzel
X

Şifrenizi mi unuttunuz?

Bize Katılın